Girişimcilikte Mülkiyet Hakları ve Girişimcilerin Vergisel Yükümlülükleri

Özet

Çalışmada fikri mülkiyet hakları; sınai mülkiyet hakları ve telif hakları olmak üzere iki aşamada incelenmiştir. Fikri haklar alanında çalışma yürüten yerli ve uluslararası kuruluşlar, özellikleri ile birlikte verilmiştir. Sınai Mülkiyet Haklarının nasıl korunabileceğine yer verilmiştir. Ayrıca son olarak Girişimcileri vergisel yükümlülükleri ve üstlendikleri birtakım sorumluluklardan da bahsedilmiştir.

Bu çalışmanın gerçekleştirilme amacı; girişimcilerin kendi geliştirdikleri fikir ve ürünleri koruyabilmeleri için ne gibi mülkiyet haklarına sahip olduklarını belirtmek ve bu girişimcilerin vergi otoritesine karşı ne gibi sorumlulukları olduğunu açıklamaktır.

Çalışmadaki tanımlar ve bilgilerin kısa, net ve anlaşılır olması için özen gösterilmiştir. Derleme şeklinde hazırlanmış olan çalışmanın içerdiği konular özetlenerek açıklanmıştır.

Son olarak da sonuç bölümü ile konu hakkındaki fikirlerden bahsedilmiştir.

Fikri Mülkiyet Hakları

İş hayatında hatalı şekilde anlamlandırılan ve olması gereken yerde olmayan terimlerden biri fikri mülkiyet haklarıdır. Birçok insan bunun sadece hukuk ile ilgili bir kavram olduğunu, yalnızca bu alandaki bilirkişilerin veya marka-patent uzmanları tarafından inceleneceğini zanneder. Hatalı düşüncelerden bir diğeri ise, bu hakların yalnızca büyük ölçekli şirketler ya da sanatkarlar ile ilişkilendirilmesidir. Fikri mülkiyet hakları alanında incelemelerde bulunan birtakım uluslararası şirketler tarafından yapılan taramalar şunu göstermiştir; KOBİ’ler buna benzer yargılar ile fikri mülkiyet hakları konusunda çekingen davranmakta ve bu hakları işletmeleri ile birlikte yürütememektedir.

Bu bölümde, şirketler üzerinden bahsettiğimiz hatalı davranışları değerlendirip, fikri mülkiyet haklarının küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin iş yapış biçimlerindeki önemini ele alacağız. Yenilik yapılan alanlarda fikri mülkiyet haklarının ne gibi faydalar sağlayabileceğine değinip, yalnızca hukuki alanda değerlendirmeden, işletmenin ölçeğini işin içine katmadan, yönetim işinden sorumlu kişiler ve işgörenlerin iş yapış biçimleriyle ilgili önemli noktalar içerebileceğini aktaracağız.

Fikri mülkiyet hakları genel olarak bir buluşu, sanat eserlerini, tasarımları; ticari isim, görsel ve sembolleri koruyan haklar olarak nitelendirilebilir.

Fikri haklar iki ana başlıkta incelenmektedir:

Bu haklar endüstriyel çıktılar ile birlikte değerlendirilir. Patent, marka, tasarım, faydalı model, coğrafi işaretler, geleneksel ürün adları, entegre devre topografyalarını bu haklar çerçevesinde değerlendirebiliriz.

Sanat ile ilgili ve edebi eserler bu haklar çerçevesinde değerlendirilir. Çizim, heykel, resim, sanat gösterileri gibi sanat ile ilgili eserler telif hakları ve ilgili haklar ile birlikte değerlendirilir.

Birleşmiş Milletler tarafından kurulan bu kuruluşa 189 ülke üye olmuştur. Açılımı Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’dır. WIPO’nun asıl hedefi; tüm dünyanın faydalanabileceği, tüm insan ve kurumlar için çalışan yeniliği, yaratıcılığı aktif hale getiren tarafsız bir sistemin idaresini yürütmektir. Çoğu uluslararası fikri haklar tescil sistemini bu kuruluş idare etmektedir. WIPO, gerekli veri tabanlarını açık hale getirerek, ilgili insanların kendi oluşturdukları kaynaklara erişimini de kolaylaştırmıştır.

Ülkelerin aralarındaki ticaret kurallarını tanımlayan küresel anlamdaki tek kuruluş olan Dünya Ticaret Örgütü, fikri mülkiyet hakları için de çok önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple Dünya Ticaret Örgütü, TRIPS (Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması)’i hayata geçirmiştir. (Turkey in Horizon 2020, 2017: 4)

Eski yıllarda OHIM şeklinde adlandırılmış olan Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisi, Avrupa Birliği marka ve tescilli topluluk tasarımı ile ilgili başlıkları idare etmekle görevlidir.

Sınai mülkiyet tescil sistemi Türkiye’de, TÜRKPATENT ile gerçekleştirilmektedir. Ana merkezi Ankara’da olan bu kurum, ülkenin farklı bölgelerinde de enformasyon- dokümantasyon bölümlerinde ilgili kişilere başvuru ve tescil aşamalarında destek vermektedir.

Bu platform ilgili kişileri, haber, etkinlik, toplantı gibi aktiviteler ile buluşturan bir girişimdir.

Güvenilir kaynaklar ile birlikte ilgili bölümlerin sağlam temeller üzerine inşa edilmiş fikri haklar sisteminin düzgün şekilde yürütülmesi için gerekli yasal ve idari işlemleri gerçekleştiren kurumdur.

Bu kurum; bitkisel üretim konusundaki verimliliğin arttırılması, girdiler ile teknolojik gelişmelerin bir arada bulunabilirliğinin test edilmesi, tarım ile teknoloji arasındaki ilişkiyi güçlendirmek, üretim tarzlarının güncellenmesi, bilişim sistemleri geliştirmek ve çayır, mera gibi bölgelerin muhafaza edilmesinden sorumludur. (Turkey in Horizon 2020, 2017: 5)

Mülkiyet hakları, bir kimsenin taşınır veya taşınmaz malları elde etme, elde ettiği varlıkları hukuk ile muhafaza ederek kullanma, ticaretini yapma ve bir başkasının bunu kullanmasını engelleme haklarıdır. (TAĞ & KÖROĞLU, 2019: 413)

Sınai mülkiyet hakları, icadı yapan kişilerin ve tasarımını yapanların haklarını muhafaza ederek güven duygusu aşılamayı hedefler.

Sınai mülkiyet hakları sadece bulunduğu ülke içerisinde geçerlidir. Bunun ile birlikte bazı bölgesel koruma sistemlerinin olduğunu da belirtebiliriz.

Ülkemizde sınai mülkiyet haklarını muhafaza edebilmek adına ilgili haklar konusunda tescil ile ilgili başvurular yapılmalı ve bu süreçler yerine getirilmelidir. Sınai mülkiyet hakları ancak tescil ile muhafaza edilebilir.

Bununla birlikte, diğer devletlerde aynı hakların muhafaza edilmesini sağlamak için, o ülkelerde de tescil süreçleri uygulanmalıdır. Aynı şekilde faklı devletlerdeki hak sahipleri de haklarını ülkemizde kurmak isterlerse, burada tescil başvurusu oluşturmaları gerekmektedir. Bu başvuru isteğindeki kişiler için uluslararası tescil sistemleri gerekli kolaylıkları sağlamaktadır.

Patent bir şirket için fikri bir sermayedir ve işletmelerin yenilikçi yaklaşımlarını ödüllendirmek için çok güzel bir sistemdir. Gerçekleştirilen icatları korumanın yolu patentten geçer. Bir icadın patent ile korunabilmesini sağlamak için şunlar gereklidir:

- Yeni bir icat olmalı

- Sanayiye entegre edilebilir olmalı

- Yapılış şeklinin uzmanlar tarafından tam olarak bilinememesi gerekmektedir.

Eğer tekniği bilinen bir icat ise, buna faydalı model denir.

Patentlenemeyecek birtakım icatlar vardır. Bunlar şu şekilde maddelendirilebilir:

- Toplumsal düzeni zedeleyecek ve ahlaki açıdan doğru olmayan icatlar.

- Mikrobiyolojik çalışmalar ya da bu çalışmalar neticesinde geliştirilen ürünler hariç tutulmak ile birlikte, bitki ve hayvan çeşitleri ve bunların üretimi ile ilgili biyolojik çalışmalar.

- İnsan ve hayvanlar üzerinde gerçekleştirilecek olan tüm tıbbi müdahale gereçleri.

- İnsan vücudunda keşfedilen parçalardan her biri.

- İnsan ve hayvan klonlama çalışmaları, insan embriyosunun ticari şekilde aktarılması.

İşletmelerin ürün ve hizmetlerini birbirleri ile farklılaşmasını sağlayan bir unsurdur. Alıcı, almak istediği ürün veya hizmeti bir marka ile sabit tutmak isteyebilir ve bu marka ile alışveriş yapabilir. Karışıklığı önler. Harf, sayı, isin ve paketleme şekli gibi farklılıklar ile ürün ve hizmetler, diğerlerinden ayrışarak bir marka olarak farklılık gösterebilir.

Bir marka sadece ve sadece tescil edilerek muhafaza edilebilir. Bir markayı korumanın başka bir yolu yoktur. (Yavan, 2017: 24)

Markanın korunması ile ilgili bir sınır yoktur. Yalnızca on yılda bir yenilenmesi gerekmektedir.

Bir ürünün estetik açıdan değerlendirilmesi ile ilgilidir. Herhangi bir estetik değer taşıyan desen, çizgi, renk gibi kavramların birleşimi ile meydana gelir. Bu tasarımlar iki veya üç boyutlu olmaktadır. Herhangi bir tasarımı koruyabilmek için dünyada bir ilk olmalıdır. Diğerlerinden farklı özellikleri bulunması gerekmektedir. Bir tasarım ülkemizde 5 yıl kullanılabilir ve bu 5 yılın sonunda da toplam 25 yıla kadar yenilenebilir.

Ticari sırlar işletmeler tarafından kesinlikle bir sır olarak saklanan ve işletmenin rekabet unsuru olarak kullandığı bilgilerdir. Müşteri ve AR-GE kayıtları, işletmenin özle olarak elde ettiği bilgiler gibi veriler ticari sır olarak adlandırılabilir. Bu konuya en güzel örnek Coca Cola’dır. Bilinenin aksine Coca Cola’nın formülü patentli değildir. Bu formül ticari sırdır. Bu formül patentli olsaydı, formül içeriği herkese açık şekilde açıklanmış olurdu.

İşletmeler fikri hakları ile ilgili çalışmalar yürütürken bu hakları ticari sır olarak değerlendirip değerlendirmeyecekleri noktaları belirlemelidirler.

Ticari sırları korumak birtakım avantajlar sağlar. İşletmelerin elde ettiği ticari sır, halka açık olmak zorunda değildir.

Bununla birlikte işletmeler bu bilgileri saklamak için bir takım önlemler almak ve bu bilgileri iyi bir şekilde korumak için gerekli maliyetleri üslenmek zorundadır.

Know how, genellikle sanayi ile entegre olabilen, tecrübe ya da yetenek ile kazanılan verilerdir. Bir şirket satılacaksa, genellikle içerisinde bulunan know how ile birlikte satılır.

Yeni keşfedilen bir bitki türünü ıslah eden kişinin fikri mülkiyet hakkı olarak tanımlayabiliriz. Bir patenti korumak için her nasıl TÜRKPATENT ile tescil edilmesi gerekiyorsa, benzer şekilde yeni bitki türleri için de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sorumludur. Tescil işlemleri bu bakanlık tarafından sağlanmaktadır.

Müzik, sinema, grafik, resim gibi eserler telif hakları ile ilgilidir. Sinema ve televizyon oyuncuları, ses sanatçıları gibi icracı sanatçılar da telif hakları ile muhafaza edilmektedir. Bu tür eserler, eseri icra eden kişinin tüm yaşamı süresince ve hayatını kaybetmesinden sonra 70 yıl daha muhafaza edilmektedir.

Girişimcilerin Vergisel Yükümlülükleri

Girişimci, çevresinde bulunanları takip ederek, bir alanda geliştireceği farklılık ile risk alarak o işe soyunan kimselerdir. (AYDIN, 2006: 46)

Girişimcilerin üstlendikleri birtakım sorumluluklar vardır. Bu sorumluluklar şöyledir:

- Bildirimler

- Defter tutma

- Belgeler

- Muhafaza ve ibraz

- Beyanname verme (Kalmış, 2006: 138)

Girişimcilerin vergi otoritesine bildirmeleri gereken birtakım faaliyetler vardır. Bu bildirimleri aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:

Ticaret ile sanat icra eden kimseler, serbest meslek yapanlar, vergi vermesi gereken şirketler ve ortakları; işe başladıkları tarihten sonra on gün içinde işe başlama bildiriminde bulunmaları şarttır.

Bir işletmenin bir noktadan bir başka noktaya taşınmasına adres değişikliği denir ve adres değişikliği bildirimi, taşınma işlemi gerçekleştiği tarih ile birlikte bir ay içerisinde gerçekleştirilir.

İşletmenin yeni bir vergi dilimine girmesi, mükellefiyeti ile ilgili farklılıklar gibi durumlarda, işlemin gerçekleştiği andan itibaren bir ay içinde bildirimi yapılır.

İşletme sahibi eğer işi bırakırsa, iflas ederse veya hayatını kaybederse, bir ay içinde ilgili vergi dairesine bildirimi yapılmalıdır.

Ticaret ve sanat işleri ile uğraşanlar, serbest meslek yapanlar, vakıf ve dernek şirketleri ve rençperler defter tutmakla yükümlüdürler. Bununla birlikte vergi muafiyeti bulunanlar defter tutmak zorunda değildir.

Vergi Mevzuatında belirtildiği üzere; girişimciler yaptıkları işlemleri belgeler ile birlikte belirtilen şartlarda kaydetmekle sorumludurlar. Bir girişimci istenen evrakları, standartlarına uygun olarak Defterdarlıklar ile işbirliği içinde bulunan matbaalara yaptırabilir.

Bir girişimcinin gerçekleştirdiği işlemlere bakıldığında yerine getirmesi zorunlu olan bazı belgeler şunlardır:

- Fatura

- Perakende satış vesikaları

- Taşıma irsaliyesi

- Müstahsil Makbuzu

- Yolcu listeleri

- Serbest meslek makbuzu

- Adisyon

- Reçete

- Günlük müşteri listeleri

- Ücret bordrosu

- Gider pusulası

- Dekontlar

- Sigorta poliçesi

- Ambar tesellüm fişi

Vergi vermek ve defter tutma ile yükümlü olanlar, bu defterleri ve belgeleri beş yıl boyunca korumakla yükümlüdür. Tuttukları bu defter ve belgeleri belirtilen sürede ilgili makamlar talep ettiğinde kendilerine vermekle yükümlüdür.

Defter tutmakla sorumlu olanlar, ödemekle yükümlü olduğu vergileri belirtilen sürede beyan etmeleri ve bu vergileri ödemeleri konusunda sorumlulukları vardır. Girişimcilerin vermekle sorumlu olduğu beyannameler ve tarihleri şunlardır:

- Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi

- Kurumlar Vergisi Beyannamesi

- Katma Değer Vergisi Beyannamesi

- Muhtasar Beyanname (Kalmış, 2006: 140)

Sonuç olarak belirtmek gerekirse; girişimciler yenilikler üreten kimselerdir. Bu yenilikler de mutlaka korunmaya ihtiyaç duyarlar. İşte burada devreye giren mülkiyet hakları, girişimciyi ve emeklerini korur. Girişimciler yaptıkları işlere odaklanabilmeleri için güven duygusuna ihtiyaç duyarlar. Bu güven duygusu da kanun ile koruma altına alınmış olan fikri mülkiyet hakları ile sağlanmaktadır.

Hakları koruma altında tutulan girişimcilerin de bir takım sorumlulukları vardır. Güvenli bir ortamda kazanç elde eden girişimciler, vergi otoritelerine karşı vergi vermekle yükümlüdürler. Girişimcilerin yaptıkları işlerin, düzenli bir ticari ortam oluşması adına, kayıt altında tutulması ve düzen sağlayıcılar tarafından bilinmesi gerekmektedir. Girişimciler, gerçekleştirdikleri faaliyetlerin belgelerini bulundurmakla yükümlüdürler.

1- Turkey in Horizon 2020, (2017), Fikri Mülkiyet Hakları, Çok Uluslu Araştırma ve İnovasyon Projeleri için Fikri Mülkiyet Hakları Broşürü

2- Kalmış H., (2006), Girişimcilerin Vergisel Yükümlülükleri Ve Cezaları, Girişimcilere Öneriler

3- Aydın R., (2006), Girişimci, Girişimcilik Kavramları Ve Başarılı Girişimcilik Özellikleri, Girişimcilik Ve Kalkınma Dergisi

4- Yavan N. (2017), Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Ve Başvuru Süreçleri El Kitabı

5- Tağ M. N., (2019), Yenilikçi Girişimciliğin Bireysel ve Kurumsal Dinamikleri: Çok-Düzeyli Analiz, İşletme Araştırmaları Dergisi

Entrepreneur. Master’s Degree: Entrepreneurship konakakademi.com

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store