Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma

AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA VE KURUMSALLAŞMA SORUNLARI

ÖZET

Her işletme, uzun süre ayakta kalabilmek için disiplinli ve sağlam bir yönetime ihtiyaç duyar. Aynı şekilde aile işletmeleri de, uzun yıllar devamlılık sağlayabilmek için en iyi şekilde yönetilmelidir. Aile işletmeleri; bu kapsamda, en iyi şekilde yönetilmek ve devamlılığının sağlanabilmesi için kurumsallaşma ve profesyonelleşmeye ihtiyaç duyar. Çalışmada, aile işletmelerinin tanımı ve yapısından bahsedilmiş, güçlü ve zayıf yönleri, fırsatları ve tehdit unsurları ele alınmış, daha sonra da aile işletmelerinde kurumsallaşma, kurumsallaşma sorunları ve profesyonelleşme konuları incelenmiştir.

GİRİŞ

Tüm dünyada aile işletmeleri, ekonomik açıdan çok önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde de özel sektördeki şirketlerin neredeyse tamamı aile şirketidir. Türkiye’deki aile şirketlerinin, diğer şirketlere oranı %95’tir. Bu sebeple aile işletmeleri, ülke ekonomisinde çok fazla etkiye sahiptir.

Aile şirketleri, her başarılı işletme gibi, belirli kurallara ve yöntemlere bağlı olarak yönetilmelidir.

Aile şirketi, ailenin geçim kaynağıdır. Doğal olarak da şirketin ileride ulaşacağı olumlu ya da olumsuz nokta, aileyi kesinlikle etkileyecektir.

Küreselleşmenin, işletmeler üzerindeki etkisini her geçen gün daha da arttırması, işletmeler için değişimi ve yenilenmeyi kaçınılmaz hale getirmiştir. Duygusal bir yapıda olan aile işletmeleri, değişimin süratle gerçekleştiği ve sert rekabetlerin yaşandığı küresel pazarda, uyum sorunları ile karşı karşıya kalmaya başlamıştır.

Devamlılıklarını uzun süre sağlayamayan aile işletmeleri incelendiğinde; bu soruna, kurumsallaşma, profesyonelleşme kavramlarının eksikliğinin sebep olduğu gözlemlenmektedir. Kurumsallaşma; kavram olarak aile şirketleri tarafından kabul görse de, uygulama olarak yetersiz kalmaktadır.

Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve profesyonelleşmenin yer aldığı bu çalışmada, kavramlar sorunları ile birlikte ele alarak incelenmiştir.

1. AİLE İŞLETMELERİ
1.1. Aile İşletmeleri Tanımı

Aile şirketleri, üyelerinin çoğunlukla aile bireyleri tarafından oluştuğu yönetimle ilgili kararların aile bireyleri tarafından gerçekleştiği veya yönetim işini gerçekleştirenlerin aile tarafından etkilendiği, hisse sahibi olan kişilerin aile veya akraba olduğu işletmelerdir.

1.2. Aile İşletmeleri Yapısı
Aile işletmelerinin belli bir kurucusu vardır ve bu işletmeler ilk etapta genellikle sınırlı beklentiler içinde kurulur. İşletmenin adı ve saygınlığı, aile ile birlikte gelişir. İşletmenin politikası ailenin çıkarlarıyla uyum içindedir. Aile yapısındaki herhangi bir değişme şirketin örgüt yapısına da yansır. Aile bağlarının sebep olabileceği duygusal durumlar, iş ilişkilerinin gerektireceği mantıklı davranma durumuyla bazen çelişme gösterebilir. Aile işletmelerinin yapısında resmi bir organizasyon yoktur. Bu işletmelerdeki ilişkiler doğal bir organizasyona dayanır. Aile işletmelerindeki istihdam ve terfide yaş ile cinsiyet belirleyici rol oynamaktadır. Yönetici pozisyonunun belirlenmesinde de aile içi bağlar ve yakınlık derecesi etkilidir. İşletmedeki bu pozisyonlar aile bireylerinin aile içindeki durumlarına da etki edebilir. Aile işletmelerinde ataerkil bir yapı ve anlayış hakimdir.

1.3. Aile İşletmelerinin Olumlu Yönleri
Kurulan her işletme türünün farklı sebeplere dayanan, güçlü ve zayıf yönleri vardır. Aile işletmelerini de avantajlı ve dezavantajlı yapan çeşitli faktörler vardır. Aile işletmelerini bu bağlamda değerlendirdiğimizde, bazı avantajlar şu şekilde sıralanabilir:

1. Bulunduğu çevre tarafından kabul görmüş ve iyi tanınan bir aile, karşı karşıya kaldığı problemleri aşmada çok sorun yaşamayacaktır.

2. Maddi açıdan değerlendirildiğinde, çok ortaklı şirketlere göre, öz kaynakları kullanma bakımından çok daha avantajlı konumdadır. Aile; kendine ait olan fonları, şirketleri için kullanmaktadır. Bu durum mali kaynaklar açısından aile işletmelerinin elini güçlendirmektedir.

3. Sermayelerini elinde bulunduran aile şirketleri; maddi açıdan, yeni yöntemlere başvurma, farklı teknikler deneme süreçlerinde hızlı kararlar alabilme imkanına sahiptir.

4. Aile işletmelerinde yönetim kadrosunun diğer işletmelere göre çok daha geç değişmesi ve uzun süre aynı yöneticiler tarafından yönetilmesi, işletmede sağlam bir yönetim kültürü oluşması açısından önemlidir.

5. Aile üyeleri; aralarındaki duygusal ve samimi bağ çerçevesinde, işletmede yaşanan problemleri birbirlerine aktarmada zorluk yaşamazlar. Aynı kültürden gelmeleri, zamanlarının çoğunu birlikte geçirmeleri, aralarındaki koordinasyonu önemli ölçüde arttırmaktadır. Aralarındaki bu duygusal birlik, işletme içerisindeki sorunların çok hızlı bir şekilde ortaya çıkmasını sağlar ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşmasına yardımcı olur.

6. Aile işletmesindeki üyeler; aralarındaki bürokratik işlemlerin daha az olması sayesinde, daha esnek hareket ederler ve işletmedeki adaptasyon süreçleri kısalır. (Çelik, Soysal & Alıcı, 2004, s. 191)

1.4. Aile İşletmelerinin Olumsuz Yönleri

Aile işletmelerinin avantajlı yönleri olduğu gibi, bazı dezavantajlı yönleri de vardır. Bu dezavantajların bazılarından şöyle bahsedebiliriz:

1. Aile işletmelerinde yaşanan en büyük problemlerden biri nepotizmdir. Akrabaların, yönetim ile ilgili pozisyonlara geçişteki önceliği, aile işletmelerinin kurumsallaşmasının önüne geçmektedir ve bu durum da işletmede başarısızlıklarla sonuçlanmaktadır.

2. Aile şirketleri için yapılacak yatırımlar, bazı mal sahibi aile bireyleri tarafından, tutucu bir şekilde engellenebilir. Profesyonel yöneticiler, sermayeyi daha dinamik bir şekilde yönetebilir ve hızlı kararlar alabilir. Cesur kararlardan kaçınmazlar ve girişim adına daha iyi sonuçlar elde edebilir.

3. Aile işletmelerinde üyeler, aile içi rekabet açısından değerlendirildiğinde, büyük problemler ile karşılaşmaya yatkındır. Aile içi gruplaşmalar, aile işletmesini bir arada tutan unsurlardan olan uyum ve iletişimi zedeler ve işletmede başarısız bir döneme girilmesine sebep olabilir.

4. Aile şirketlerinde; babadan oğula devretmelerde ortaya çıkan, devredilen oğulun işletmeyi yürütebilecek kabiliyette olmama sorunu, şirketin geleceği ile ilgili olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Yöneticilik ve liderlik kavramları açısından kabiliyetsiz bir oğul, bir aile şirketinin sonunu getirebilmektedir.

5. Aile bağlarındaki duygusal yakınlık; işletmenin formel yapısının ve ast — üst ilişkilerinin zayıflamasına neden olur. Bu sebeple işletmedeki sorumluluklar tam olarak belirlenemeyebilir ve tespiti yapılamayabilir. Bu durum da iş akışında aksamalara sebep olur.

6. Aile şirketlerinde yönetim kurulu oluşturmak zordur. Aile bağları önemli bir rol oynadığı için aile içinden olmayan bir yönetici, bu işletmede çalışma ortamının rahat olmayacağını ve baskı altında kalacağını düşünebilmekte ve bu tür işletmeleri tercih etme konusunda çekingen davranabilmektedir. ( Papatya & Hamişoğlu, 2004, s. 264)

1.5 Aile İşletmelerinin SWOT Analizi

Aile işletmelerinin güçlü ve zayıf yönlerinin; fırsatlarının ve tehdit oluşturabilecek unsurların değerlendirilmesini içerir.

1.5.1 Güçlü Yönler

Her şeyden önce, bir aile işletmesi yalnızca aile üyeleri tarafından kurulur ve ortak değerlere, güçlü bağlılık, sadakat, istikrar ve aynı zamanda diğer şirketlerin çalışanlarına göre daha düşük maliyete sahiptirler. Bir ailenin, işlerin nasıl yapılması gerektiğine dair aynı inancı ve motivasyonu paylaşması muhtemeldir. Bu inanç ve motivasyon, girişime ekstra bir amaç ve gurur duygusu katarak, rekabet üstünlüğünü sağlayacaktır. Aile işletmelerinde aile; kalıcı bir aile kurumu kurmayı hedeflediğinde, ek mesai yapma ve daha başarılı olmaları için gereken çabayı gösterme ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bu motivasyonu sağlamak, aile şirketi olmayan işletmelerde çok daha zordur. Aile üyeleri, iş uğruna finansal fedakarlıklar yapmaya daha istekli olabilir.

İkincisi, aile şirketleri dikey ya da yatay hiyerarşik organizasyon yapılarına sahiptir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, daha az hiyerarşik katmanın israfı azalttığı ve çalışanların daha iyi kararlar vermelerini sağladığı gözlemlenmiştir. Böylece daha fazla kârlılığa yol açmaktadır. Ford, CEO’su ile çalışanları arasında on yedi yönetim katmanına sahiptir. Ancak, kâr etme açısından daha başarılı bir şirket olan Toyota’da bu katman sayısı sadece yedidir. Aile şirketlerinde, organizasyon yapısı açık bir şekilde diğer şirketlere nazaran daha yataydır. Yönetim kurulu ortak bir karar veya stratejiyi daha hızlı gerçekleştirebilir ve iç iletişimi sorunsuz ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilir. Bu durum, aile işletmelerinin daha etkin bir örgütsel davranışa sahip olduğu anlamına gelir. Bir aile işletmesinde karar, genellikle aile üyeleri tarafından alınır. Bu nedenle bazı problemlerle karşılaştıklarında birbirleriyle daha rahat iletişime geçer, daha karmaşık toplantı sürecini görmezden gelir ve ortak kararı hızlı bir şekilde kabul ederler. Bir aile işletmesinin ilk aşamasında, aile her zaman mülkiyet ve yönetimi bir arada tutar. Bu özel iç organizasyon yapısı nedeniyle, yönetim kurulu başkanı ve CEO genellikle aynı kişidir. Böylece şirket bir sorunla karşılaştığında, aile sorunu daha hızlı çözebilir. (Ting, 2009, s. 7)

1.5.2 Zayıf Yönler

Aile şirketleri genellikle kısa ömürlüdür. Aile şirketlerinde; kurucu ya da mal sahibi-yönetici şirketteki her şeye karar verir ve bu durumda bazı yanlış kararlar kaçınılmazdır. Bazı çalışmalara göre, aile işletmelerinin büyük bir bölümü, ilk neslin görev süresi boyunca, yani kurucu aile tarafından yönetilirken ya çöküyor ya da satılıyor. Sadece %5 ila %15 arasındaki bir oranla şirketler üçüncü kuşağa devam ediyor. Bu olguya neden olan en büyük sebep, mal sahibi kurucu yönetici tarafından yanlış alınan kararlar ve tekrar eden hatalar zinciridir.

Neden aile şirketleri bu kadar kısa ömürlüdür? Yanlış karar vermenin dışında, insan kaynakları sorunu, standart bir organizasyon yapısının olmayışı, şirket kültürü oluşturamama ve aile üyelerinin, aile dışı çalışanlar ile uyum sağlayamaması gibi problemler de vardır. Bir şirket, büyümek için bazı yetenekli kişileri geliştirmeli veya işe almalıdır. Bir Aile yalnızca çok küçük bir gruptur, şirketi yönetmek için uygun profesyonel bir kişi bulmak zordur ve bu nedenle bir aile işletmesi dışarıdan bazı yetenekli yöneticiler bulmalıdır. Yetenekli bir insan bulmak kolaydır; ancak, aile işinde yeteneklerini göstermesini sağlamak zordur. Çünkü aile işletmelerinde aile üyeleri her zaman yönetime katılır. Ve her zaman aile dışı çalışanlara güvenmezler. Bu nedenle dışarıdan gelecek olan yetenekli yöneticilere yer verilmeyebilir. Aile üyeleri dışarıdan gelen kişiye güvenmiyorsa, yetenekli kişi, üzerindeki baskı nedeniyle hiçbir zaman yeteneklerini gösteremez. Bu nedenle, bazı aile işletmelerinin yavaş gelişmesinin nedeni budur. Çünkü gelişim süreçlerinde onlara hız kazandıracak taze kanları yoktur. Her ne kadar aile üyeleri gelişimde önemli bir olumlu etkiye sahip olsa da, aile işletmesi; aile sorunları, kıskançlık, öfke, kızgınlık ve benzeri konular için bir üreme alanı olabilir. Aile üyeleri arasında duyguları dışa aktarma konusunda daha az çekince vardır ve aile sorunları işyerine kolayca akabilir. Bir aile işletmesinin yöneticisi, nitelik bakımından yetersiz akrabalarını, işe alma konusunda geri çevirmekte zorlanabilir. Şirkete girmesine izin verilen akrabalar aile bağlarını kötüye kullanabilir ve sadece yakınları oldukları için düşük performans gösterebileceklerini hissedebilirler. Aile dışı çalışanlar eşit muamele görmediklerini ve buna bağlı olarak işlerine yeterince tutku duymadıklarını düşünebilirler. (Ting, 2009, s. 8)

1.5.3 Fırsatlar

Farklı ülkelerde veya ortamlarda, aile şirketlerinin farklı fırsatları olabilir. Burada Çin’deki aile işletmeleri için bazı fırsatlardan bahsedilecek. 2005 yılında Çin hükümeti, aile üyelerinden oluşan ve işletilen şirketleri teşvik eden ve destekleyen bir politika yayınladı. Bu politika, aile işletmelerinin istediği her endüstriyel alana girebileceği ve girişim standardını daha da arttırabileceği anlamına gelir. Çin hükümeti, bu politika ile devlete ait işletmeleri satın almak için aile şirketlerini destekliyor. Öte yandan, Çin hükümeti, küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri için, vergi maliyetlerini düşürmek adına finans desteğini arttırdı. (Ting, 2009, s. 9)

1.5.4 Tehditler

Aile işletmeleri bir aile tarafından kurulur ve ilk dönemde mülkiyeti ve yönetimi kontrol ederler. Bu nedenle, daha fazla kâr edebilme yöntemlerini kendi geliştirmesi gerekir. Bir aile işletmesinin gelişimi için en büyük tehditlerden biridir. Çünkü kâr etme aşamasında alınacak yanlış kararlar, şirket ömrünün çok kısa olmasına yol açabilir. Aile şirketleri, finansal problemlerin üstesinden gelemeyerek batış aşamasına geçebilir. Küçük-orta ölçekli aile şirketlerine, alacaklılar ve bankalar yeterince güven duymayabilir. Bu nedenle yalnızca kısa vadeli veya yüksek faizli krediler alabilirler. Bu nedenle çoğu aile şirketi, fonlarını kendi uğraşlarından elde etmeye çalışır ve yeterli destek alamadıkları için, mali açıdan büyük problemlerle karşılaşabilirler. (Ting, 2009, s. 10)

2. AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA

2.1. Kurumsallaşma

İşletmenin, şahıslardan bağımsız şekilde standart ve kurallarla yönetilmesi; yenilenen dış dünya şartlarına uyum sağlayabilen sistemler oluşturması, kendine has bir şekilde geliştirdiği işletme sistemlerini kurum kültürü haline getirmesi, kurumsallaşmadır. (Yolaç & Doğan, Küreselleşme Sürecinde Aile İşletmelerinde Yönetim ve Kurumsallaşma, s. 97)

2.2. Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma

Aile işletmesinin kuruluş dönemi, girişimcilik dönemi olarak adlandırılır. Aile işletmeleri, sayıları çok sayıda olmalarına rağmen, ömürleri genellikle çok kısa olur. (Öner, 4. Aile işletmeleri Kongresi, 2010, s. 122) Kurucu, bu dönemde, işletme fonksiyonlarını etkin hale getirmeye çalışır. İlgili pazardan pay almak için çabalar. Bu dönemde aile işletmeleri genellikle formel bir yapıda değildir. İkinci aşama büyüme sürecidir. Bu aşamaya gelmiş bir aile şirketi, yapılan işleri daha sistematik bir hale getirmek ve büyüyen şirketi daha düzenli yönetmek için kurumsallaşma ihtiyacı hisseder. Aile işletmelerinde kurumsallaşmanın en önemli faktörü başarılı ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmaktır. Aile şirketinin misyon ve vizyonu belirlenmeli ve tüm çalışanlar tarafından benimsenmelidir. Şirketin stratejik yönetim planı olmalıdır. Çalışanlar arasındaki görev dağılımı kurallar çerçevesinde ve adil olmalıdır. Aile işletmelerinde kurumsallaşmayı sağlayan en önemli faktörler, aile anayasası ve aile konseyidir. (Ercan, 7. Aile İşletmeleri Kongre Kitabı, 2016: 122–123–124)

2.2.1 Kurumsallaşmayı Sağlayan Faktörler
Aile işletmelerinin kurumsallaşması işletmenin uzun vadeli bir geleceği olması açısından önemlidir. Kurumsallaşmayı sağlayan bazı faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler, aile anayasası, yönetim kurulu oluşumu ve aile meclisidir. (Yücel, Özkalan, 2012, s.262)

-Aile Anayasası
Aile anayasası kurumsallaşma için önemli etkenlerden biridir. Aile anayasası “aileye ve ailenin işletmeyle olan ilişkisine ait yazılı ve yazılı olmayan temel kurallardır ve bir aileye evlilik ya da kan bağı ile katılarak aynı soyadı taşımayı hak eden kişilerin, gerek üçüncü şahıslarla ve gerekse işletmeyle olan ilişkilerinde, rehber vazifesi gören, aile üyeleri tarafından kabul edilen, tüm aile bireylerine aynı şekilde uygulanan ve uyulmaması durumunda belirli yaptırımları bulunan kurallar ve değerler manzumesi” olarak tanımlanabilir. (Adsan, Ebru — Eren Gümüştekin, Gülten, “Aile İşletmelerinde Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Kütahya İli Aile İşletmeleri Üzerinde Bir Araştırma”, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 4. Orta Anadolu İşletmecilik Kongresi Kurumsal Yönetim Bildiri Kitabı, 13–14 Mayıs 2005, s.217)
Aile anayasası, aile bireyleri arasında doğabilecek sorunları önlemek, işletmenin sürekliliğini sağlamak, bireylerin bir araya gelerek sorunları tartışabilmesini sağlamak açısından önemli bir el kitabı niteliği taşır. Aile anayasası oluşturulduğunda kurumun işleyişi belli kurallar çerçevesinde şekillenmiş olur. Aile anayasasının temel ilkeleri ve avantajları şu şekilde sıralanabilir;

-Aile ilişkileri ve şirket ilişkilerini iki ayrı yapı olarak ayırır.

-Aile ve şirketi yönetmek, hisse sahibi olmak gibi konuları ayırır.

-Sürekli bir güven oluşturur.

-Kararların sistematik ve net bir şekilde alınabilmesini sağlar.

-Saygı ve destek ortamının oluşmasını sağlar.

-Kurumsal bir şirket yapısı oluşmasını sağlar.

-Aile ilişkilerini ve bağlarını güçlendirir.

-Sağlıklı aile ilişkisi ve sağlıklı iş ilişkisi oluşmasını sağlar.

-Aile üyeleri için bir rehber olarak görülür.

-Çalışanların yaptıkları iş konusunda tatmin olmalarını sağlar.

-Ailenin temel değerlerinin aktarımını sağlar.

(Yolaç, Doğan, s.100)

Aile anayasasının oluşum süreci önemlidir. Hazırlanması uzun zaman alabilir ve oluşumunda fikir ayrılıkları ortaya çıkabilmektedir. Aile anayasasının maddeleri keskin maddelerdir ve sunulduktan sonra kolayca değişimi söz konusu değildir. (Yücel, Özkalan, 2012, s.263) Bir kurumda aile anayasası olması, kurumun kendine has bir kimlik oluşturarak kurumsallaşma sürecine olumlu etkide bulunur. Aynı zamanda aile anayasası oluşabilecek herhangi bir çatışma durumunda, çatışma olabilecek konularda önceden sunulmuş açıklıklar olduğu için sorunların kolayca çözülmesini sağlayacaktır. Aile anayasasının objektif bir bakışla hazırlanması için bu konuda uzman ve aile dışından kişiler tarafından oluşturulması gerekmektedir. “Anayasayı hazırlayacak ekibin içinde konuyla ilgili uzman danışmanın dışında, bir avukatın yanı sıra, bilgi toplama ve araştırma-geliştirmeden (ARGE) sorumlu bir veya iki uzman da olmalıdır.” (Sungurtekin, 2008:67)

-Aile Meclisi

Aile işletmelerinin kurumsallaşması ve kalıcılığını sağlamak için aile meclisleri oluşturmak önemlidir. Aile meclisi aile anayasalarının uygulandığı yerdir. Aile meclisi büyük ölçekli aile işletmelerinde mevcuttur ve işletmeyle ilgili her konunun aile bireylerine aktarımı aile meclislerince gerçeklemektedir. Aile meclisi bulunması işletmedeki yönetim sorunları büyük oranda ortadan kaldırmak açısından önemlidir. Bu da işletmenin kurumsallaşmasını sağlamaktadır. Aile meclisinin amacına uygun şekilde faydalı olabilmesi için önemli olan özellikler şunlardır;

-Aile meclisinin kuruluş hedefi ailedeki bireyler arasında iletişimi kuvvetlendirmek olmalıdır.

-Mecliste çıkar ilişkisi olanlar yer almalıdır.

-Toplantılar düzenli olmalıdır ve katılım önemlidir.

-Meclisin kuralları aile bağları ve işletme yapısına göre belirlenmelidir.
(Yücel, Özkalan, 2012, s.265)

-Yönetim Kurulu
Aile işletmelerinde kurulan yönetim kurulu organizasyon şemasının oluşmasında etkilidir. İşletmedeki en üst seviyede bulunan yürütme organıdır. Kurumsallaşma için önemli yapılardan biridir. İşletmenin yönetim stratejisi, hedefleri bu kurulda belirlenir. “Aile işletmelerinde genellikle hissedarlarla yönetim kurulu aynı kişilerden oluşur. Yönetim kurulunun üç amacı bulunmaktadır. Bunlar işletme sahiplerinin çıkarlarını koruma altına almak, işletmenin uzun ömürlü olmasını sağlayacak stratejiler oluşturmak ve genel müdürlerin danışmanlık konusunda ilk başvuracakları yer olmaktır.” (Yücel, Özkalan, 2012:265) Aile meclisindeki gibi yönetim kurulu üyeleri de aile anayasasının uygulanmasında etkin rol oynamaktadır. Yönetim kurulu üyeleri yeteneklerine ve aldıkları eğitime göre belirlenmeli buna paralel sorumluluklar almaktadır. Yönetim kurulu üyeleri iş ve sosyal hayatlarında kendileri yanı sıra kurumları ve aile değerlerini de temsil ettiğinden, kurumun ve ailenin değerlerini iyi tanıyıp buna yönelik tutum ve davranışlarda bulunmalıdır. Yönetim kurulu öncelikli olarak iş ilişkisine dayalı bir örgüt olmalıdır. Yönetim kurulu üyeleri objektif kararlar alabilen ve bağımsız bireyler olmalıdır. (Sungurtekin, 2008:71) Yönetim kurulunda liderlik vasfına sahip kişiler yer almalıdır. Aile bireyleri arasında liderlik özelliklerine sahip kişiler yoksa dışarıdan uzman kişiler işletmeye dahil edilebilir ya da aile bireyleri için bu gibi konularda danışmanlık hizmetleri alınabilir. “Kurulda amaç, işletmenin geleceğini tehdit edebilecek ya da ileride oluşabilecek fırsatlara karşı takınılacak tavırların neler olabileceğinin net bir şekilde ortaya konulmasıdır.” (Yücel, Özkalan, 2012:266) Kurul içerisinde zaman zaman zıt görüşler de ortaya çıkabilir. Zıt görüşler olması doğaldır ve bu görüşler özenle değerlendirilmelidir.

2.3. Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma Sorunları

Kurumsallaşma süreci zaman gerektiren bir süreçtir ve işletmeyi bu sürece götüren belli aşamalar vardır. Bu süreç işletmedeki herkes tarafından benimsenmeli, desteklenmeli ve takip edilmelidir. Aile işletmelerindeki kurumsallaşma sürecini olumsuz yönde etkileyecek sorunlar şu şekilde sıralanabilir;

-Örgüt ve organizasyon şemasını hedefe yönelik oluşturamamak

-Planlamanın düzgün yapılmaması

-İç yönetmeliklerin hazırlanmaması

- Yetki ve sorumlulukların belirsiz oluşunun profesyonelliğe geçişe engel olması

- Aile bireylerinin ilişkileri ve iş ilişkilerinin birbirine karışması ve dengesizliği

-Yazılı kuralların tanımlanmaması

-Sürekli ve çok yönlü bir iletişim sistemi kurulamaması (Sungurtekin, 2008, s.94)

-Kurumsallaşma konusundaki bilgi yetersizliği (“Kurumsallaşmanın tam olarak ne anlama geldiğini bilmeyen aile işletmelerinin sahipleri, kurumsallaşmanın maliyetinin yüksek olacağını düşünmekte, ülke şartlarında gereksiz olarak görebilmektedir. Diğer taraftan, işletme sahiplerinin kurumsallaşma ile anladıkları, aile üyeleri yerine, profesyonel çalışanlar istihdam etmenin zorunluluğudur. Burada kastedilen aile üyesi veya dışarıdan istihdam edilen personelin profesyonelleştirilmesidir.”) (Demir, 2014:713)

-Liderlik vasfı olmayan kişileri yönetici konumuna getirmek

3. AİLE İŞLETMELERİNDE PROFESYONELLEŞME

3.1. Profesyonelleşme

Profesyonelleşme, kelime anlamı olarak; herhangi bir alanda en yüksek yetkinlik mertebesine, sosyal bir süreçte erişilmesidir. Bu süreçte kişi ya da kurumlar, ilgili alan ile ilgili kabul edilebilir nitelikler elde eder.

3.2. Aile İşletmelerinde Profesyonelleşme

Aile işletmelerinde zamanla ortaya çıkan büyüme isteği ve dolayısıyla kurumsallaşma ihtiyacı profesyonelleşmeyi de gerektirmektedir. Profesyonelleşme süreci iş konusunda profesyonel kadrolarla çalışmayı ve profesyonel kişilere güveni gerektirir. Aile bireyleri şirketteki çoğu departman konusunda tecrübeli ve başarılı olabilirler fakat bu her görev konusunda yetkili ve iyi olacakları anlamına gelmez. Bu yüzden profesyonelleşme önemlidir. Birlikte iş yapılan profesyonellerin iyi takibi ve performans değerlendirmesi de önemlidir. Profesyonel kişilerin tavsiyeleri dikkate alınmalı ve önem verilmelidir. Profesyonel yönetim sürecine geçerken izlenecek adımlar şu şekildedir;

-Şirketin hedefleri belirlenerek uzman kişilerden destek almak

-Stratejik kararlar alınırken alt-üst tüm birimlerin fikrini almak

-Finansal yönetimi bu konuda uzman kişilerden destek alarak sağlamak (Demir, 2014:712)

-Profesyonel yönetime geçiş sürecinin iyi takip edilmesi

Profesyonelleşmeye geçiş süreci bireyleri iletişim, ilişkiler ve psikolojik açıdan yıpratıcı bir süreç olabilmektedir. Bu süreç içerisinde bu gibi problemler geçiş sürecine zarar verebilmektedir. Bu olumsuz etkilerin profesyonelleşme sistemine de olumsuz şekilde yansımaması ve süreci daha da yavaşlatmaması açısından kontrol, planlama ve kurumsal sürecinde yapılması gerekenleri doğru uygulamak önemlidir.

SONUÇ

Günümüzde aile şirketleri, büyüme aşamasında; küreselleşmenin oluşturduğu baskı ile, kurumsallaşma ihtiyacı hissetmektedir. Ancak kurumsallaşma aşamasında, formel bir yapı kazanmaya çalışan aile işletmeleri, bir yandan da formel yapının gerektirdiği kurallara uyma konusunda direnç gösterir. Bu direnç, kurumsallaşma sürecini zarara uğratır ve işletmenin büyüyüp gelişmesini engeller. Aile işletmeleri, değişime karşı gösterdikleri bu direncin, çeşitli kurumsallaşma ve profesyonelleşme yöntemleriyle üstesinden gelirse, kurumsallaşma ve profesyonelleşme süreçlerini başarılı bir şekilde yürütür. Etkili sistemler kurabilir, başarılı ve devamlılığı olan bir şirket olma yolunda emin adımlarla ilerler.

Aile işletmeleri, profesyonelleşme sürecine girdiklerinde, dış dünya ile olan ilişkilerini güçlendirir. Özellikle, belli bir aşama kaydetmiş aile şirketleri, büyüme ivmelerini sürdürmek için önemli dış kaynaklara erişime ihtiyaç duymaktadır. Büyüyerek halka arz olan bir aile işletmesi, profesyonelleşme sürecini doğru yönetirse, çok daha büyük, formel ve sistemli bir organizasyon olabilir.

Profesyonel bir aile işletmesi yönetimi, hem formel hem de kültürel yeterlilik gerektirmektedir. Aile işletmelerinde profesyonelleşme dendiğinde genellikle formel yeterlilik akla gelir. Ancak kültürel yeterlilik de çok önemlidir. Aile şirketinde kurucu girişimci, aile üyeleri arasında kültürel bir köprü kurar. Aile ve akraba olmanın getirdiği olumsuz yönleri yok etmeye çalışır ve olumlu yönlere odaklanmayı sağlar. Bu sayede iletişim becerileri güçlü ve profesyonel şekilde işleyen bir şirket olmayı başarabilir.

https://www.youtube.com/watch?v=WWzFpu1h6q8

KAYNAKÇA

1- Koçel,T (Ed.) . (2004). 1. Aile İşletmeleri Kongresi. İstanbul: Kültür Üniversitesi Yayınları

2- Koçel,T (Ed.) . (2006). 2. Aile İşletmeleri Kongresi. İstanbul: Kültür Üniversitesi Yayınları

3- Koçel,T (Ed.) . (2008). 3. Aile İşletmeleri Kongresi. İstanbul: Kültür Üniversitesi Yayınları

4- Koçel,T (Ed.) . (2010). 4. Aile İşletmeleri Kongresi. İstanbul: Kültür Üniversitesi Yayınları

5- Koçel,T (Ed.) . (2012). 5. Aile İşletmeleri Kongresi. İstanbul: Kültür Üniversitesi Yayınları

6- Dündar, D. (Ed.) (2016). 7.Aile İşletmeleri Kongresi. İstanbul: Kültür Üniversitesi

7- Saral Kobal, E. K., Aşkun Yıldırım, O. B. (2016). Aile İşletmelerinin Kurumsallaşma Sürecinde İkinci Kuşağın Yaşadığı Sorunlar Üzerine Bir Araştırma. Marmara Üniversitesi Öneri Dergisi, 12 (46), 97–120.

8- Akdoğan, A. (2000). Aile İşletmelerinin Özellikleri ve Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma İhtiyacı. E. Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 16, 31–47.

9- Yücel İ., Özkalan S. (2012). Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma ve Nepotizm. E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 5 (2), 247–276.

10- Yıldırım S., (2011). Kurumsallaşamayan Aile Şirketlerinde Pazarlama Sorunları Üzerine Nitel Bir Çalışma. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 22, 185–202.

11- Sungurtekin, P. (2008). Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Süreci ve Bir Uygulama Örneği . (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi) . Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa.

12- Demir, Ö., Sezgin, E. E. (2014). Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma ve Sürdürülebilirlik: TRB1 Bölgesinde Yapılan Bir Araştırma. International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume, 9(5), 707–725.

13- Kardeş Selimoğlu, S., Özsözgün Çalışkan A. (2018). Başarılı ve Uzun Ömürlü Aile Şirketlerinin Yol Haritası: Aile Anayasası. Muhasebe ve Denetime Bakış, 53, 39–54.

14- Yolaç, S., Doğan, E. (2011) Küreselleşme Sürecinde Aile İşletmelerinde Yönetim ve Kurumsallaşma. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, 2, 83–110.

15- Ting Z. (2009). Succession in Family Business — Differences between foreign family business and Chinese family business. (Bachelor’s Thesis Business management). Mikkeli Univercity of Applied Science, Finland.

16- Lien, Y., Li S. (2014). Professionalization of Family Business and Performance Effect. The Author. DOI: 10.1177/0894486513482971

17- Hall, A., Nordqvist M. (2008). Professional Management in Family Businesses: Toward an Extended Understanding. 1.

18- Carlock, R., Ward, J. (2001). Strategic Planning for the Family Business.

19- Machek, O., Votavova, P. (2012) Advantages and Disadvantages of Family Entrepreneurship and How to Prevent Distress: Evidence from the Czech Republic

20- Porfirio, J. A., Rodrigues, R., Carrilho, T. (2018). Growth Strategies for Family Business. Family Business Successful Succession Training Material. 3.

21- Ayrancı, E. (2010). Family involvement in and institutionalization of family businesses: A research . Faculty of Economics and Administrative Sciences Istanbul Aydin University , 3, 83–104.

Entrepreneur. Master’s Degree: Entrepreneurship konakakademi.com